Tek suçlu Arda Turan mı?


Çağlar Bade TÜRE/OnurAkayMedya


Küçük yaşlarda omuzlarına verilen yüklerin ağır bedellerini ödüyor bu futbolcular.


Öyle yükler ki bunlar paranın gücü ile her şeye sahip olduğunu düşünen, kendi öz benliğini sadece ailesine bağlılığı ile ifade edebilen, kendinin dışında her şeye aidiyet duygusu ile bağlanan, kimseye gerçek duygusunu, hayalini, kırgınlığını, kızgınlığını ifade edemeyen, varsa yoksa takımı için kulübü için başarmak, varsa yoksa ailesi için çok paralar kazanmak...


Her ikisi de aynı duygu, bağlılık...


Neden yaptığını bilmeden ve tüm bunlar için kendinden vazgeçen, kendi öz kimliğine tek yatırım yapmayan kayıp ruhlar futbolcular...


Şimdi düşünün tek suçlu Arda Turan mı?


Evet yaptığı doğru davranış değil!


Neydi onu oraya götüren?


Neden efendiliği, vefası ve saygısı ile tanınan Arda, ne oldu da bir anda tüm bunları silecek bu davranışı yaptı?


Her yerde onu infaz eden açıklamalar: 

Yok tipin uygun değildi!

Yok zaten böyleydi!


Başarılı iken niye sustunuz? 


Pusuda bekleyen onca samimiyetsiz insanlar...


İyi bir şeyde sırtı sıvazlanan ve aferin denilen, kötü bir şeyde ise sırtından vurulan, dışlanan çocuklar değil mi futbolcuya sevgimiz...


Her an bu itibarı kaybetmemek adına, gerçek olmayan ama inandıkları ve tek güçlerini aldıkları sanal sevgiyi, bağlılıkları adına verdikleri amansız mücadelenin kayıp ruhları değiller mi?


Sonra öfkeli, deli, agresif!


Ne veriyoruz ki ne alalım çocuklarımızdan!


En son ne zaman sözlerini kesmeden, sadece onlara odaklanarak dinledik onları.. 

Eleştirmeden!

Yaptırım uygulamadan!

İsteklerde bulunmadan!

Ödül ya da ceza vermeden!


Ne veriyoruz ki, ne bekliyoruz çocuklarımız dan?

Sadece başarılı olsun yeter!

Birde sözümü dinlesinler tamam...

İyi insan olmak!

işte o yok...

Bunun için tek bir şey bile yapmıyoruz.


Niye mi? 

Çünkü o na çalışır bir şey karşılığı yok. Benim çocuğum mühendis, doktor, futbolcu demek var. Benim çocuğum iyi bir insan demek bize bir şey ifade etmiyor...


Samimi olalım Arda`yı da eleştirirken, kendi çocuğumuzu dinlerken de anlarken de...


Bu kadar kolay mı bir anda yaptığı tüm başarıları silmek...


Demek ki başarılı olmak yetmiyormuş, insan olmak önemliymiş!


Soruyorum size bu çocukların yetiştirildiği alt yapı kulüplerinde başarılı olmak dışında insan olmak, öz kişiliklerini bulmaları adına, değerlerinin ne olduğu adına hangi eğitimleri verdiniz, veriyorsunuz?


Bir çok spor psikoloğu var oralarda!


Bana şimdi hepsi kızacak!


Sadece işleri tespit etmek, sen böylesin, sen şöylesin bu psikoloğun  egosunu tatmin eder.

Ya o çocuğun gerçek duygusu? 

Öfke onun için ne ifade ediyor? 

Takım, arkadaşlık, para, başarı, güç değerleri nelerdir bu çocukların?

Ya hayalleri...


Dinlemiyoruz kimseyi, anlamıyoruz!


Sonuç olarak varsa yoksa tespit teşhis sonrası en kolay yargıla, eleştir, sil, at.. 


Oysa bize en aykırı gelen davranışın altında da bir neden var.


Yargılamak yerine öğrenmek, konuşmak yerine dinlemek, eleştirmek yerine anlamak bu kadar zor mu!


Ne zaman biz bu kadar öfkeli bir toplum olduk?


Acımasız, yargılayıcı ve vefasız... 

Tarih: 14.06.2017 11:30